AnasayfaKapıTakvimGaleriSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap
Azerbaycan Musiqisi Kafkasin Gürleyen Sesi Dahasi... Bilgi Paylasim Adresi...www.ay-maral-can.tr.gg
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Orhan Gencebay Hatasiz Kul Olmnaz
Ptsi Eyl. 10, 2012 5:47 am tarafından AyMaRaLCaN

» Hatasız Kul Olmaz
Ptsi Eyl. 10, 2012 5:45 am tarafından AyMaRaLCaN

» Rüzgar alabildiğine hırçın ...
Ptsi Eyl. 10, 2012 5:42 am tarafından AyMaRaLCaN

» ANADOLU'DA ERMENİ ZULMÜ
Salı Nis. 24, 2012 9:11 am tarafından AyMaRaLCaN

» Aşık Elesger
Salı Nis. 24, 2012 9:05 am tarafından AyMaRaLCaN

» QURBAN ADINA
Salı Nis. 24, 2012 9:03 am tarafından AyMaRaLCaN

» Azərbaycan karikatura tarixi
Salı Nis. 24, 2012 9:02 am tarafından AyMaRaLCaN

» Azeri Mutfagi -Tursular
Salı Nis. 24, 2012 9:00 am tarafından AyMaRaLCaN

» Azerbaycan Mutfağı Özellikleri
Salı Nis. 24, 2012 8:58 am tarafından AyMaRaLCaN

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
Ortaklar
bedava forum
Istatistikler
Toplam 3 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: MaRaLCaN

Kullanıcılarımız toplam 725 mesaj attılar bunda 372 konu

Paylaş | 
 

 ---SoN VeDa BuSeM----

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
AyMaRaLCaN

avatar

Mesaj Sayısı : 734 Rep Puani : 0 Kayıt tarihi : 26/10/10

MesajKonu: ---SoN VeDa BuSeM----   Salı Kas. 16, 2010 11:27 pm

Son Veda Busem...!

Babacığım yaşamımda tek sığınağımdı..Yitirişimizden 2 saat öncesi yoğun bakım odasında ölümle pençeleşen-azraile direnen ve bizleri bırakıp gitmeye kıyamayan o değerli yüce insanı son kez
alnından doya doya ve koklayarak öptüm..böyle bir güzel koku yoktu yeryüzünde..bu baba kokusuydu ve bir daha hiç duyamayacağım misk amber kokusuydu.....

Babacığım mübarek ramazan ayının son haftasında, kadir gecesine bir gün kala ve cuma sabahı şafak sökmeden aramızdan bir kuş edasıyla uçup gitti..Yaralı bir ceylan bıraktı, ve ömrünce acımasız dalgalarla boğuşacak deniz gözlü kızını bıraktı ardında.. İlk kez dinlemedi beni.Defalarca seslendim kendisine ne olursun babacığım ölme..bırakma diye yalvardım durdum.. Ya da niyetliysen beni de götür giderken yanında dedim durdum ve dediğim gibi ilk kez dinlemedi beni..Ve onu çok sevdiğimi haykırdım günlerce kulağına..Tatlı masallarla avuttum on yedi gün boyunca onu.. hep yaşaması uğruna güzel senaryolar hazırladım ve sundum ona.. Feryatlarıma hemşireler bile dayanamıyor ağlıyorlardı..ve babamın öleceğini o ecel yatağına yattIğı ilk günden daha bildikleri halde söz birliği edip bana söylemiyorlardı iyi olacak Ali amca deyip avutuyorlardı..

Bebeğimdi babacığım benim..Öpmeye koklamaya kıyamadığımdı..şimdi artık yok..nasıl dayanacağım bilemiyorum...hiç bir şeyin tadı yok yaşamda..yediğim acı, döktüğüm acı..baktığım
acı hep..Siz değerli dostlarımım ısrarlarıyla gözyaşlarım parmaklarımın yazmasını zorlaştırır haldeyim..neşheler-sevinçler yabancı artık bana..saçlarım bir gecede beyazladı..acı haberin verilmesiyle yoğun bakım odasının kapılarını tekmeledim..canım hemşire arkadaşım yanıma geldi haberi vermek için ama beceremedi, söyleyemedi ölüm haberini yanımda başka başka muhabbetler açtı durdu Havva Hemşirem.. sabahın dört otuzunda ben salonda oturuyordum tek başıma ve kızkardeşim öylesine uzanmıştı babamın gözbebeğiydi ona çok acırdı mutsuz bir yaşam sürdü diye onu bana emanet etmişti..Sen güçlüsün kızım o senin gibi değil, zayıf iradeli ona göz kulak ol demişti..ve nihayetinde bir hastanenin güvenliğinden sorumlu genç Taçkın geldi ve Aysel abla yoğun bakım odasından bekleniyorsun dedi.işte o an bittiğim andı.. anladım ki babam yoktu artık..ve iki saat öncesi alnına son veda busemdi kondurduğum...

Acı haber tez salındı yakınlarımıza... Azraile yetişemedim önleyemedim babamın canını bırak, benim canımı al babam yaşasın bırak diyemedim.. ökfe kustum yaşama..sürüklendim saatlerce taş zeminlerde.. aldırmadan etrafa...birçok kişi zaptedemediler beni..suskunlaşıyordum yine atıyordum kendimi bile bile isyandı bu babamı kurtamayışıma... feryadımdı ağıtımdı dökülen ıslak dudaklarımdan..biraz ötemde babamın cansız bedeni duruyordu..ne güçlüymüşüm kimse tutamıyordu beni..o metanetli-dirayetli Aysel yoktu artık....ancak sakinleştiri iğne yaptılar yerlerde yatırarak bana hemşireler.öyle durdurabildiler beni..canım öylesine çok yanıyordu ki..ALLAH' ım uyut beni ölene dek diyordum..artık bu acı hiç dinmeyecek biliyorum..hep sızlayacak yüreğim..

Hep kendime özel bir arabam olsun istemiştim babamın da ehliyeti vardı benim de vardı..ah kader alamadım nasip olmadı..sorumlukluklarım çoktu..babacığım o arabayı kullandırıp eski zevkini tattıramadım..ama babacığımı başka vasıtalarla çok kereler İstanbul'a götürdüm....adalara deniz yolculuğu yaptırdım..hoşlanacağı şeyleri tek tek yaptım..bebeğim gibi ağzına besledim..yüzünü bebeğim gibi okşuydum saçını tarıyor çoğu kere traşını ellerimle yapıyordum..
Artık yaşamdaki kimsesiz babalar, evlatları vefasız babalar benim babam olacak bundan böyle..ve bu şekilde babamın ruhunu hoş etmiş de olacağım..

Acabalarla, yaşayacağım ömrüm boyunca..vicdanımı sorguluyorum durmadan..o bizlere muhtaçtı..bir hatalarım olmuş mudur.babam vadesi dolarak mı gitmiştir....Yani ecelinle mi ölmüştür..önce Yüce Rabb' ime ardından hipokrat yemini eden doktorlarımıza-hemişirelerimizin şefkatli yüreklerine ve ellerine emanet ettim babacığımı.keşkelerimden kurtulamıyorum bir türlü...daha ömrünü uzatabilir miydim babamın şöyle yapmasaydım..böyle yapsaydım..bu sorgulamalardan alıkoyamıyorum benliğimi..duygularım isyanda..babacığım toprağın altında..ben sıcak odalardayken..dayanmakta hep zorlanacam biliyorum...şimdi benim bitanem bir masum bebek gibi mışıl mışıl uyumakta toprakla harmanlanan bedeniyle..o masmavi gözlerini sonsuza dek yummuş artık bakamıyor şefkatle bana..Son anına kadar dualar ağzındaydı babacığımın..Dedim ya Allah yolundaydı...dürüsttü..kültürlüydü..hep okuyordu..saygın biriydi..

Bana söylediği kızım insanlarla fazla yüz göz olma faturası üzer nihayetinde seni..laubali olma, samimi ol dostluklarında demişti beni memuriyetime getirdiği ilk günü..lise birincisiydim babamı okul idaresi davet etmişti..babam öyle bir onurlu adamdı ki, selamlarımı saygılarımı ilet kızım..işte geldi de kızı için kabarıyo dedirtmem ben kendime üzgünüm kızım gelemiyeceğim demişti babacığım..ve nüfus müdürlüğünün sınavı vardı ben henüz liseden yeni mezun olmuştum ve yediyüz müracaat vardı bir kişi sadece tek memur alınacaktı..benimde edebiyatmı çok iyiydi..yazım da ona keza..o vakitlerde el yazısı geçerliydi kimlik bilgileri elle dolduruluyordu..ne daktilolar vardı ne bilgisayar 78 li yıldan bahsediyorum..teknoloji bu denli ilerlememişti..ve dediler ki bir torpilli subay eşi alınacakmış boşuna girmeyin sınava..diye bir söylenti yayıldı buna rağmen nüfus müdürü babam tarafından yakın akraba olmasına rağmen babam gururundan o müdürün kapısını çalmadı ve bana kızım alnının teriyle inanıyorum ki bu sınavı kazancaksın demişti canım babam..ve sınav iptal oldu...o söylenti hakikat çıktı..ben o esnada maliye sınavına girip kazanmış ve işe başlamıştım ve bir iki ay içinde de evlenmiştim bile..ve babam beni birgün aradı telle ve dedi ki kızım eve kağıt geldi nüfus sınavında kağıtlar yeniden incelenmiş ve sınavı sen kazanmışsın..baba geçmiş ola ben artık işimi eşimi kurmuşum benden sonra yüksek puanı kim almışsa onu alsınlar onun kısmetidir artık demiştim babacığım haklısın kızım demişti....

Ateş düştüğü yeri yakıyor boşuna dememişler.. Haliyle..gelin girmedik ev vardır ölüm girmedik ev yoktur derler..bu ateş evi gün geliyor her ocağı yakıyor..bazı dostlarımı candan bilirdim beni aramadılar..ya duymadılar ya da böylesi derin acıyı tatmadıklarından dünyala avuntu halindeler besbelli.ne zaman ki onların da canı yanacak bu kaçınılmaz bir son işte o zaman Aysel' in yanan bağrını anlayacaklar..kırgınım elbetteki..ama o kadar büyük çoğunluk aradı ki beni hiç tahmin etmediklerim aradılar geldiler...ve defaten aramaktalar hala...

Ne kadar seviliyormuş babacığım, cuma namazının ardından bir mahşeri andıran kalabalıkla toprağa defnedildi doğduğu köyde..başucunda çok sevdiği çam ağacı babamın gençliği gibi ihtişamla durmakta..yanıbaşlarında abisi kardeşi ve eşleri.. ve üç kardeş orda buluştular yine..babamın babası İbrahim çavuş altı sene Çanakkale'de çarpışmış ve gazi olmuştu..iki metre boyunda ve yüz kırk kilo ağırlığındaki bu dev adamla artık babam buluştu..zaten babam bir iki ay öncesi öyle sayıklıyordu 'anneciğim seni çok Özledim yanına geleceğim bekle beni 'demişti ne diyorsun canım babam dediğimde ise babaannen beni çağırıyor kızım dimişti...ya babacığım deme böyle şeyler nasıl bırakacaksın hele senin sevgine muhtaç iki yetim yavru var baktığın..kardeşimin kızı ve oğlu...babamın kapısına sığınmıştı kızkardeşim eşinden ayrılmıştı ve masum iki evladıyla..demiştim ve hıçkırıklara boğularak odadan kaçmıştım..babam çok temizdi..yemeğini hiç itirazsız yerdi ve herkese ALLAH razı olsun sizden derdi..Kimseye kırgınlığını belli etmezdi...İçinde yaşardı fırtınalarını hep dingindi....

Apartman komşuları bile babacığımın cenazesinde gözyaşlarına boğuldular..babamın tabutu evinin önüne konulduğunda babana komşular Aysel kızım, babanı son kez gör öldüğüne inanırsın dediler yakınlarım- komşular ve işte o an babamın yüzünü öpmek istedim öptürmediler abdestti gidermiş..Parmak uçlarımla dokundum nurlu bebeksi yanağına..babamın yüzünde tek kırışık yoktu..kendisine çok bakardı..pırıl pırıl bir cildi vardı..bir delikanlı bedeni taşıyordu bu yaşında bile..bana kızım herşeye çok kafanı takma sonuçta giden gitmiştir..çöktüğün an eski haline gelemezsin bir daha derdi..evet haklıydı babam..ve güzelliğim de bu yüzden banabenziyordu..Annem de ufak tefek ama çok güzel bir kadındı..ama o kendini bırakmış ve erken yaşlanmıştı..benim de elli yaşıma rağmen yüzümde kırışık olmayışı..babamdan genlerimi alışımla alakalı olmalıydı diye düşünmeden edemiyorum...Ve dediğim gibi babamın yüzüne parmak uçlarımla dokundum demirdi..ve o an tabutun altına yığıldım kaldım.. güçlükle kaldırabildiler beni de babamın tabutuna koyun birlikte gömün diye diye haykırdım insanlara..içim çok yanıyordu..feryadımda haklıydım yerden göğe..

Şimdi dualara sığınıyorum..tek teselli dualar ve hatıralar.. Vefakar ve kadim dostlarımınelbetteki tesellileri olacak..acı günde dostluklar bilinirmiş...iyi günde aramak keyfiyettendir..işte dostlarımı yani gerçek dostlarımı tek tek tespit ediyorum..ve diyorum ki ne çok dostum varmış da haberim yokmuş...ne çok seviliyormuşum meğerse..ahhh...babacığımın yüzü hep güleçti ve hep nurluydu..ne şiirler yazdım O'nu anlatan O'na..devasa biriydi..bir çınar devrildi..Bir kocayiğit bir babayiğit daha ayrıldı aramızdan usulca.

Amcam dört kardeşini de toprağa vermişti babamdan kaç yaş büyüktü ve hala dimdik ayaktaydı..artık amcamız babamızın boşluğunu doldurabilir mi bilemiyorum ama onu da çok seviyorum..Rabbim onu bizlere bağışlasın bizlerden uzunca bir süre kopartmasın..çünkü o babamın kopyası..ve dört kardeşini toprağa katmış bir babayiğit..halam tek kızdı..ve elli yaşında ALLAH'ın rahmetine kavuşmuştu..benim de yaşım elli artık..ve diyorum ki ölmek artık beni hiç korkutmuyor..halam gibi ben de her ana aramızdan ayrılmaya namzetmiyim der siniz? Biliyorum ki öldüğüm de başta babam olmak üzere sevdiklerim beni o alemde kucaklayacaklar..!

Her fani bir gün muhakkak ki ölümü tadacaktır..Peygamberimiz (SA) bile henüz altmışüç

yaşında hakkın rahmetine kavuşmamış mıdır..?

Rabb'im oğullarımı bize bağışlasın..bu dünyada artık tek dayanağım artık iki evladım..ve babamın bana emanetleri annem kardeşim ve çocukları..onlar için yaşam mücadelemi sürdürmeye kararlıyım..Çünkü başta sevgime-şefkatime ve her anlamda bana muhtaçlar...

Canım babacığım yolunda ilerlemeye devam edeceğim...

Zaman-sabır ve dua ve de siz dostlarım tesellimsiniz artık.

Saygılarımla...


Aysel Tarcan

alinti
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://maralcan.yetkin-forum.com
 
---SoN VeDa BuSeM----
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Türkce Siir-
Buraya geçin: