AnasayfaKapıTakvimGaleriSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap
Azerbaycan Musiqisi Kafkasin Gürleyen Sesi Dahasi... Bilgi Paylasim Adresi...www.ay-maral-can.tr.gg
Similar topics
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Orhan Gencebay Hatasiz Kul Olmnaz
Ptsi Eyl. 10, 2012 5:47 am tarafından AyMaRaLCaN

» Hatasız Kul Olmaz
Ptsi Eyl. 10, 2012 5:45 am tarafından AyMaRaLCaN

» Rüzgar alabildiğine hırçın ...
Ptsi Eyl. 10, 2012 5:42 am tarafından AyMaRaLCaN

» ANADOLU'DA ERMENİ ZULMÜ
Salı Nis. 24, 2012 9:11 am tarafından AyMaRaLCaN

» Aşık Elesger
Salı Nis. 24, 2012 9:05 am tarafından AyMaRaLCaN

» QURBAN ADINA
Salı Nis. 24, 2012 9:03 am tarafından AyMaRaLCaN

» Azərbaycan karikatura tarixi
Salı Nis. 24, 2012 9:02 am tarafından AyMaRaLCaN

» Azeri Mutfagi -Tursular
Salı Nis. 24, 2012 9:00 am tarafından AyMaRaLCaN

» Azerbaycan Mutfağı Özellikleri
Salı Nis. 24, 2012 8:58 am tarafından AyMaRaLCaN

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
Ortaklar
bedava forum
Istatistikler
Toplam 3 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: MaRaLCaN

Kullanıcılarımız toplam 725 mesaj attılar bunda 372 konu

Paylaş | 
 

  Milli takımımızın Müthiş Tarihi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
AyMaRaLCaN



Mesaj Sayısı : 734 Rep Puani : 0 Kayıt tarihi : 26/10/10

MesajKonu: Milli takımımızın Müthiş Tarihi    Salı Nis. 24, 2012 7:59 am

Türk Millî Takımı, Türkiye Cumhuriyeti'ni uluslararası turnuva ve maçlarda temsil eden futbol takımıdır. Türk Milli Takımı ulusal karşılaşmalara Avrupa elemelerinden katılmaktadır. 2002 Dünya Kupası'nda Şenol Güneş yönetiminde aldığı üçüncülük tarihindeki en büyük başarıdır ve yine Şenol Güneş yönetiminde gençleştirilmiş kadrosuyla 2003 FIFA Konfederasyonlar Kupası'nda da üçüncülüğü vardır. Tarihinde 2 kez FIFA Dünya Kupası'na katılma başarısı göstermiş olan Türk Millî Takımı'nda en fazla formayı 114 kez ile Rüştü Reçber giymiş, milli forma altında en fazla golü ise 51 kez ile Hakan Şükür atmıştır.

TarihiMiz

1923'ten 1960'lara
Türk sporunun ilk teşkilatı olan Türk İdman Cemiyetleri İttifakı'nın kurulmasının ardından Yusuf Ziya Öniş başkanlığında ilk Türk Futbol Federasyonu 1923 yılında Şehzadebaşı'ndaki Letafet Apartmanı salonunda yapılan toplantıda 'Futbol Hey'et-i Müttehidesi' adıyla kurulmuştur. Ardından FIFA'ya başvurulmuş ve Türkiye 21 Mayıs 1923 tarihinde FIFA'nın 26. üyesi olmuştur. FIFA üyeliğinin ardından 1923 yılında Türk Milli Takımı ilk resmi maçında aynı sene Romanya ile İstanbul'da Taksim Stadı'nda karşılaştı ve 2-2 berabere kaldı. Karşılaşmada 2 gol atan Zeki Rıza Sporel Türk Milli Takımı'nın ilk golünü atarak tarihe geçti. 1949 yılında Suriye'yi geçerek 1950 FIFA Dünya Kupası'na katılma hakkını elde etmesine rağmen finansal sorunlar yüzünden turnuvaya katılamadı. 17 Haziran 1951 tarihinde dönemin güçlü takımı, sonradan 1954 FIFA Dünya Kupası'nı kazanacak olan Federal Almanya'yı Berlin'deki Olimpiyat Stadı'nda 2-1 yenen Türk Milli Takımı Türk futbol tarihinin o dönemki en büyük zaferine imza attı. 1954 yılındaki Dünya Kupası elemelerinde İspanya ile eşleşen Ayyıldızlılar deplasmandaki maçı 4-1 kaybetti, kendi sahasında 1-0 kazandı. O zamanki statü gereği tarafsız sahada 3.bir maç oynandı ve 2-2 berabere bitti. Dönemin statüsünde uzatmalar ya da penaltılar değil kura çekimi kullanılıyordu. Yapılan kura çekimi sonucunda Türk Milli Takımı İspanya'yı eleyerek tarihinde ilk defa Dünya Kupası'na katılmayı başardı. İsviçre'de düzenlenen kupada grup maçlarında Güney Kore'yi 7-0 yenerek tarihinin en farklı galibiyetlerinden birini alan milli takım, 3 sene önce mağlup ettiği Federal Almanya'ya grup karşılaşmasında 4-1, play-off maçında ise 7-2 yenilerek bir üst tura çıkma şansını kaybetti. 1955 yılında 1954 FIFA Dünya Kupası'na katılan kadronun çoğunun askerde bulunmasının katkısıyla Ordu Milli Futbol Takımı finalde İtalya'yı geçerek Dünya Şampiyonu oldu. 1956 senesinde bir önceki Dünya Kupası'nda final oynayan Macaristan'ı İstanbul'da 3-1 deviren milli takım tarihinin unutulmaz galibiyetlerinden birine imza attı.


1960'lardan 1980'lere
1962 yılında UEFA'ya üye olan milli takım; bu tarihden itibaren Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinede katılmaya başladı. 1960'lı ve 1970'li yıllardaki elemelerde orta sıralarda yer alan takım,1980'lerde büyük bir çöküş yaşadı. Bazı elemelerde puan bile dahi alamayan milli takım tarihinin en farklı üç yenilgisinden ikisini bu dönemde 8-0'lık sonuçla İngiltere karşısında aldı.


1991'den 2002'ye
1991'de Akdeniz Oyunları'nda finale çıkan genç nesil Türk Futbol Tarihi'nde milat oldu. 1992 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde son, 1994 FIFA Dünya Kupası elemelerinde 5.torba olan milli takım, bu nesille birinci torbaya kadar yükseldi. Akdeniz Oyunları finalinde Türk Ümit Milli Futbol Takımı sonradan 2006 FIFA Dünya Kupası'nı kaldıran İtalya'ya elendi. Oyuncuları A milli takıma yükselen bu nesille Fatih Terim teknik direktörlüğünde takım Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde İsviçre ve İsveç'i 2-1 yendi; İsveç'i saf dışı bırakarak 1996'da İngiltere'de düzenlenen Avrupa Futbol Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı. Türk Milli Takımı turnuvada Hırvatistan, Danimarka ve Portekiz ile aynı grupta yer aldı. Hırvatistan'a son dakikalarda yediği golle yenilen milli takım Portekiz'e 1-0 ve Danimarka'ya 3-0 mağlup oldu. Turnuvada hiç gol atamayan ve hiç puan alamayan Türk Milli Takımı ilk kez katıldığı Avrupa Şampiyonası'ndan umduğunu bulamayarak döndü. 1998 FIFA Dünya Kupası elemelerinde grupta Hollanda ve Belçika'nın ardından üçüncü olan takım turnuvaya gitme şansını son maçlarda kaybetti. Mustafa Denizli yönetiminde Euro 2000 elemelerinde Almanya'nın ardından grup ikincisi olarak play-off maçlarına kaldı. Play-offlarda İrlanda'nı 1-1 ve 0-0'lık sonuçlarla eleyerek Belçika ve Hollanda'nın ortaklaşa düzenlediği 2000 Avrupa Futbol Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı. Türk Milli Takımı B Grubu'nda İsveç, İtalya, Belçika ile eşleşti. İlk maçta İtalya'ya 2-1 kaybeden milliler, gruptaki ikinci maçında İsveç ile golsüz berabere kaldı. Gruptan çıkan takımı belirleyecek son maçta ev sahibi Belçika'yı Hakan Şükür'ün attığı 2 golle deviren Türk Milli Takımı İtalya'nın ardından ikinci olmayı başardı ve futbolda tarihinde ilk defa bir uluslararası organizasyonda çeyrek finale yükseldi. Çeyrek finalde Portekiz ile eşleşen milliler rakibine 2-0'lık sonuçla yenilerek turnuvaya veda etti.


Dünya Üçüncüsü Türkiye
2002 FIFA Dünya Kupası elemelerinde Şenol Güneş yönetiminde İsveç'in ardından ikinci olan milliler kupaya gitme hakkını da play-off'larda Avusturya'ya 1-0 ve 5-0'lık sonuçlarla üstünlük sağlayarak kazanan ay-yıldızlılar, tarihinin en büyük başarısını bu turnuvada elde etti. Temelini 1991 yılındaki Akdeniz Oyunları'nda ikinci olan futbolcuların oluşturduğu takım Brezilya, Kosta Rika ve Çin ile birlikte C Grubu'nda yer aldı. Grup maçlarını Kore'de oynayan Ayyıldızlılar ilk maçında Brezilya karşısında Hasan Şaş'ın attığı golle öne geçmesine rağmen karşılaşmayı 2-1 kaybetti. İkinci maçında da Kosta Rika ile 1-1 berabere kalan milliler, grubun son maçında Çin'i 3-0 yenerek gruptan ikinci olarak çıkmayı başardı. 2.Tur'da ev sahiplerinden biri olan Japonya'yı Ümit Davala'nın attığı golle 1-0 geçen ekip, çeyrek finalde turnuvada Fransa ve İsveç gibi takımları yenen Senegal ile eşleşti. Türk Milli Takımı karşılaşmayı İlhan Mansız'ın attığı altın golle 1-0 kazandı. Sonradan kupayı kazanacak olan, grupta karşılaştığı ve kaybettiği Brezilya'ya yarı finalde grupta olduğu gibi gene kaybeden Türk Milli Takımı Güney Kore'yi 3-2 yenerek Dünya Üçüncüsü oldu. Üçüncülük maçında Hakan Şükür maçın başlamasından 10.8 saniye sonra attığı golle Dünya Kupası tarihinin en hızlı golünü attı ve tarihe geçti. Kupanın ardından turnuvanın en iyi oyuncularının oluşturduğu all-star kadrosuna Rüştü Reçber, Alpay Özalan ve Hasan Şaş seçildi.


2002 FIFA Dünya Kupası Sonrası

2003 FIFA Konfederasyon Kupası'nda da Kolombiya'yı yenerek üçüncü olan Türk Milli Takımı 2004 Avrupa Futbol Şampiyonası'na katılma hakkını play-off maçlarında Letonya'ya 0-1 ve 2-2'lik sonuçlarla kaybetti. 2006 Dünya Kupası elemelerinde Yunanistan, Ukrayna ve Danimarka ile aynı grupta bulunan Ayyıldızlılar; Ersun Yanal yönetiminde fazla başarılı olamadı ve bu sonuçlar sonrasında Ersun Yanal yerine Fatih Terim getirildi. Fatih Terim yönetiminde Ukrayna'nın ardından grupta ikinci olmayı başaran Türk Milli Takımı play off maçlarında İsviçre ile eşleşti. Deplasmanda 2-0'u yenildiği İsviçre'yi rövanşta 4-2 yenmesine rağmen deplasman golü kuralıyla rakibine elendi. Maçtan sonra çıkan olaylar yüzünden FIFA Türkiye'ye resmi maçlarda geçerli olmak üzere 3 maç tarafsız sahada seyircisiz oynama cezası verdi.

2006 yılında Türk vatandaşlığına geçen ve Mehmet Aurelio adını alan Brezilya vatandaşı Marco Aurélio Brito dos Prazeres, teknik direktör Fatih Terim tarafından Lüksemburg ile oynanacak hazırlık maçı kadrosuna çağrılarak bir ilki gerçekleştirdi. 1980'lerin ikinci yarısından itibaren hızla artan bir şekilde milli takımda yer alan, Avrupa'da doğup büyümüş Türk kökenli futbolcuların aksine Aurelio, tamamen yabancı kökenli bir futbolcu olarak Türk vatandaşlığına geçmesinin hemen ertesinde milli takıma çağrılması tartışmalara sebep oldu.

2008 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde Yunanistan, Norveç, Bosna-Hersek, Macaristan , Moldova ve Malta ile aynı grupta bulunan Türk Milli Takımı grupta oynadığı ilk 3 maçın 3'ünüde kazanmayı başardı. Dördüncü maçına 24 Mart 2007 tarihinde Atina'da Yunanistan karşısına çıkan milliler maçın hemen başında yediği golle 1-0 mağlup duruma düşmesine rağmen Tuncay Şanlı, Gökhan Ünal, Tümer Metin ve Gökdeniz Karadeniz'in golleriyle karşılaşmayı 4-1 kazandı ve tarihinin en büyük başarılarından birine imza attı. Daha sonra ise 28 Mart çarşamba günü oynadığı Norveç maçından 2-2 lik skorla ayrıldı. Bu karşılaşmada takımın her iki golünü de Hamit Altıntop attı. A-Milli takımının 3 maçlık seyircisiz oynama cezası bu maçla sona erdi. Bosna-Hersek ile olan bundan sonraki grup maçında ise Hakan Şükür ve Sabri Sarıoğlu ile iki kez öne geçmesine karşın Türkiye son dakikada yenen golle 3-2 mağlup oldu.8 Eylül 2007 günü Malta maçında 4-2 berabere kalan Milli Takım beklenmeyen iki puan kaybı yaşadı.12 Eylül 2007 günü ise Macaristan karşısında Beşiktaş İnönü Stadında oynanan maçta 3-0 lık net bir skorla galibiyet alındı.

A Milli Takım Tarihçesi
Türk sporunun ilk teşkilatı olan Türk İdman Cemiyetleri İttifakı'nın kurulmasının ardından Yusuf Ziya Öniş başkanlığında ilk Türk Futbol Federasyonu 1923 yılında Şehzadebaşı'ndaki Letafet Apartmanı salonunda yapılan toplantıda 'Futbol Hey'et-i Müttehidesi' adıyla kurulmuştur. Ardından FIFA'ya başvurulmuş ve Türkiye 21 Mayıs 1923 tarihinde FIFA'nın 26. üyesi olmuştur.

FIFA üyesi Türkiye, ilk milli maçını Cumhuriyetin ilanından üç gün önce oynadı. 26 Ekim 1923 tarihinde İstanbul Taksim Stadı'nda Romanya'yla oynanan bu maç 2-2 sonuçlandı.

Romanya karşısında 1-0 mağlup duruma düşen Millilerimiz, Zeki Rıza Sporel'in 32 ve 50'inci dakikalarda attığı iki golle öne geçmeyi başardı. Romanya'nın ikinci golüyle maç 2-2 berabere biten maçta Romanya'ya 2 gol atan Zeki Rıza Sporel, A Milli Takım'ın ilk golünü atarak tarihe geçti.

Milli Takım, 17 Haziran 1924'te oynadıkları Finlandiya maçında ilk galibiyeti elde etti. Helsinki'de Helsingfors Stadı'nda oynanan maçta Fenerbahçeli Zeki Rıza Sporel, 4 golüyle Finlandiya ağlarını havalandırarak adını altın harflerle tarihe yazdırdı.

Ardından gelen dönemde Milli Takım'ı 1924 Paris Olimpiyatları'na hazırlaması için İskoçya'dan Billy Hunter getirtilmiştir. Hunter, Türk futbolculara çağdaş futbolu tanıtan ve sistemli bir şekilde çalıştıran ilk teknik adam olmuştur. Yine 1924 Paris Olimpiyatları'nda Çekoslovakya'yla oynanan ve 5-2 kaybedilen maç, kayıtlara Milli Takım'ın yurtdışındaki ilk maçı olarak geçmiştir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://maralcan.yetkin-forum.com
AyMaRaLCaN



Mesaj Sayısı : 734 Rep Puani : 0 Kayıt tarihi : 26/10/10

MesajKonu: Geri: Milli takımımızın Müthiş Tarihi    Salı Nis. 24, 2012 8:00 am

MERHABA DÜNYA KUPASI
Bir sonraki dönem, Türk futbolunun gelişmesinin devamı diye özetlenebilir. 1952'de profesyonelliğin kabulü, 1954'te Milli Takım'ın İsviçre'de düzenlenen Dünya Kupası'na ilk kez katılması, yine bu dönemde bazı Türk oyuncuların yurtdışında top koşturması önemli gelişmelerdir.

Türk Milli Takımı aslında 1950 yılında, tarihinde ilk defa Dünya Kupası finallerinde mücadele etme hakkını kazanır. İkinci Dünya Savaşı'nın ardından, tam 12 yıl sonra Dünya Kupası'nın yeniden düzenlenmesine karar verilmiştir. Finaller, savaştan yeni çıkan Avrupa'da değil, sırası gelen Amerika kıtasında oynanacaktır. FIFA, bu konuda fazla düşünmez ve Dünya Kupası finallerini düzenlemek için can atan Brezilya'da karar kılar. Ancak bu karar Türkiye için ciddi bir darbe olmuştur. Çünkü elemelerde Suriye'yi 7-0 gibi ezici bir üstünlükle mağlup eden Milli Takımımız, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşullar nedeniyle dünyanın öbür ucundaki Brezilya'ya gidemeyecektir.

Yine de Dünya Kupası hasretimiz çok uzun sürmez. 1954 Dünya Kupası finalleri İsviçre'de oynanacaktır. Milli Takımımız elemelerde İspanya ile eşleşir. Bütün dünya gibi İsviçreliler de İspanya'nın finallere katılacağına o kadar inanmıştır ki, hatıra eşyalarına İspanyol bayraklarını bile işlettirmiştir. Milli Takımımız, Madrid'de oynanan ilk maçı 4-1 kaybettiğinde hiç kimse şaşırmaz zaten. Ama bu işin bir de İstanbul'u vardır. Ay-yıldızlı on birimiz, rövanş maçını 1-0 kazanır. O dönemlerde averaj kuralı uygulanmamaktadır. İsviçre'deki finallere gidecek takımı belirlemek için tarafsız sahada üçüncü bir maçın daha oynanması gerekmektedir. Tarafsız saha ise İtalya'nın başkenti Roma'dır. 90 dakikanın sonunda skor tabelasına 2-2'lik sonuç asılmıştır. Dönemin statüsünde uzatmalar ya da penaltılar yoktur. İsviçre biletini alacak takımı kura atışı belirleyecektir. Atışı yapacak kişi ise maç sırasında top toplayıcı olarak görev yapan bir İtalyan çocuğudur. Maçtan önce Türk futbol tarihine geçeceğinden habersiz olan Franco isimli çocuk, hakemin ve kaptanların yanına gelir. Kaptanımız Turgay Şeren "Yazı" demiştir. Franco'nun parayı havaya fırlatmasıyla küçük aaaal parçasının yere düşmesi arasında geçen süre sanki bir asır gibidir. Meraklı gözler paranın üzerine eğildiğinde, yazı bölümünün Milli Takımımıza İsviçre yolunu işaret ettiğini görür. Türkiye, tarihinde ilk defa Dünya Kupası finallerindedir.

Ancak finallerdeki performansımız umulanın çok gerisindedir. İlk rakibimiz Federal Almanya karşısında 2. dakikada Suat Mamat'ın attığı golle 1-0 öne geçsek de 14. dakikada Schaefer, 52. dakikada Klodt, 60. dakikada O.Walter ve 81. dakikada Morlock'un gollerine engel olamayarak sahadan 4-1'lik yenilgiyle ayrılırız. İkinci maçtaki rakibimiz zayıf Güney Kore'dir. Suat'ın 10 ve 30, Lefter'in 24, Burhan'ın 37, 64 ve 70, Erol'un da 76. dakikada attığı gollerle Güney Kore'yi sahaya çıktığına pişman ederiz: 7-0. Bu arada Almanlar Macaristan'a yenilmiş ve bir kez daha rakibimiz olmuştur. Ancak Milli Takımımız Almanlar karşısında ilk karşılaşmadaki kadar bile direnç gösteremez. 22. dakikada Mustafa ve 82. dakikada Lefter'le bulduğumuz gollere 7. dakikada O.Walter, 12 ve 79. dakikalarda Schafer, 31, 60 ve 71. dakikalarda Morlock, 62. dakikada da F.Walter'le karşılık veren Almanlar maçı 7-2 kazanıp ümitlerimizi sona erdirir.

Milli Takım Tarihine adını altın harflerle yazdıran bir diğer isim de Lefter Küçükandonyadis oldu. Milli Takım formasını giydiği 50 maçta 20 gol atarak tarihe geçti ve Futbol Federasyonu'nun "Altın Şeref Madalyası"nı alan ilk futbolcu oldu.

DURGUN YILLAR

Daha sonraki yıllardaki gelişmelere baktığımızda, Türk milli takım ve kulüplerinin dünya çapında çok az başarıları olduğunu görüyoruz. Türkiye uzun zamanlar dünya sıralama listelerinin alt kademelerinde yer almış. 1960'lı,1970'li ve 1980'li yıllarda başarılı olamayan Türk takımı, 1980'lerde tarihinin en farklı üç yenilgisinden ikisini 8-0'lık sonuçla İngiltere karşısında almıştır.

1996'DA İLK KEZ AVRUPA ŞAMPİYONASI FİNALLERİNDEYİZ
1996 yılında A Milli Takım bir ilki başararak İngiltere'de düzenlenen Avrupa Futbol Şampiyonası Finalleri'ne katılmaya hak kazanmıştır.

Fatih Terim yönetiminde 1991'de Akdeniz Oyunları'nda finale çıkan genç jenerasyon, Türk Futbol Tarihi'nde milat olmuştur. Fatih Terim, Sepp Piontek'in yerine Milli Takım'ın başına geçtiğinde, 1991'den itibaren bir araya getirdiği bu jenerasyonla tarihi bir başarıya imza atmıştır.

Milli Takımımız, 1996 Avrupa Şampiyonası elemelerinde İsviçre, İsveç, Macaristan ve İzlanda ile birlikte 3.Grup'ta yer almıştır. Milli Takımımız 8 maçı 4 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 yenilgiyle İsviçre'nin ardından ikinci sırada tamammış ve İsveç'i ardından bırakıp o günkü statüye göre 'en iyi ikinciler' arasında yer alarak İngiltere'deki finallerin yolunu tutmuştur.

Ancak finaller Milli Takımımız ve ülkemiz için bir hayal kırıklığı olur. Milli Takımımız, oynadığı futbolun karşılığını alamaz. Nottingham'daki ilk iki maçta Hırvatistan ve Portekiz'e 1-0, Sheffield'daki son karşılaşmada ise Danimarka'ya 3-0 yenilen millilerimiz, grubu gol atamadan, puan alamadan tamamlayarak elenir. Fakat büyük finallere katılmanın yolu da artık açılmıştır.

Milli Takımımız, 1998 Dünya Kupası'na gitme şansını son maçlarda kaybetti. A Milli Futbol Takımız Kupa elemelerinde 7. Grupta Hollanda, Belçika, Galler ve San Marino ile eşleşti. Farklı kazandığı San Marino (7-0 ve 0-5), Galler (6-4), Hollanda (1-0) maçlarına rağmen eleme grubunu Hollanda ve Belçika'nın ardından 3. tamamlayarak Kupa'ya veda etti
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://maralcan.yetkin-forum.com
AyMaRaLCaN



Mesaj Sayısı : 734 Rep Puani : 0 Kayıt tarihi : 26/10/10

MesajKonu: Geri: Milli takımımızın Müthiş Tarihi    Salı Nis. 24, 2012 8:00 am

2000 AVRUPA ŞAMPİYONASI'NDA ÇEYREK FİNAL
2000 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda çeyrek final oynaması da Milli Takımızın tarihinde önemli bir diğer dönüm noktasıdır. Mustafa Denizli yönetiminde, Hollanda ve Belçika'nın ortaklaşa düzenlediği 2000 Avrupa Şampiyonası finallerinin yolunu tutan Milli Takımımız, İtalya, evsahibi Belçika ve İsveç'le birlikte B Grubu'nda yer almıştır.

Arnhem'deki 2-1'lik İtalya yenilgisi ile turnuvaya kötü bir başlangıç yapan Milli Takımımız, Eindhoven'da İsveç'le 0-0 berabere kaldıktan sonra grubun finali niteliğindeki karşılaşmada evsahibi Belçika'yı Brüksel'de 2-0 yenmeyi başarmıştır. Bu galibiyet, ay-yıldızlı ekibimize İtalya'nın arkasından grup ikinciliğini ve futbol tarihimizde bir ilk olan çeyrek finali getirmiştir. Ancak Amsterdam'da oynanan maçta Portekiz karşısında uğranılan 2-0'lık yenilgi, Milli Takımımızın daha ilerilere gitmesini engellemiştir.

Ülkemize Avrupa Şampiyonası'nda ilk çeyrek finali yaşatan Milli Takımımız şu oyunculardan oluşmuştur: Rüştü Reçber, Ogün Temizkanoğlu, Alpay Özalan, Abdullah Ercan, Tayfun Korkut (Fenerbahçe), Fatih Akyel, Hakan Ünsal, Okan Buruk, Ümit Davala, Suat Kaya, Ergün Penbe, Sergen Yalçın, Arif Erdem, Hakan Şükür (Galatasaray), Fevzi Tuncay, Tayfur Havutçu, Ayhan Akman (Beşiktaş), Ömer Çatkıç, Oktay Derelioğlu (Gaziantepspor), Osman Özköylü (Trabzonspor), Tugay Kerimoğlu (Glasgow Rangers), Mustafa İzzet (Leicester City)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://maralcan.yetkin-forum.com
AyMaRaLCaN



Mesaj Sayısı : 734 Rep Puani : 0 Kayıt tarihi : 26/10/10

MesajKonu: Geri: Milli takımımızın Müthiş Tarihi    Salı Nis. 24, 2012 8:01 am

2002: MİLLİ TAKIM'DA ALTIN SAYFA
Türk futbolunun zirve yaptığı tarih 2002'nin yaz mevsimidir. Ancak bu tarihin yaklaşık 2 yıl öncesine gidip Japonya ve Güney Kore'nin ortaklaşa düzenleyeceği Dünya Kupası'nın elemelerinden başlamak gerekir maceraya. Milli Takımımız, Avrupa elemelerinin 4.Grubu'nda İsveç, Slovakya, Makedonya, Moldova ve Azerbaycan'la mücadele etmiştir. 10 maçın sonunda alınan 6 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 yenilgi, İsveç'i geçmeye yetmez. İstanbul'da İsveç'le oynanan maç 2-1 kaybedilince Kuzeyliler grup birincisi olarak Uzakdoğu'nun yolunu tutar, bize de Avusturya ile baraj maçı oynamak kalır.

Şenol Güneş yönetimindeki Milli Takımımız da ilk ciddi patlamasını işte bu baraj maçlarında yapmıştır. Viyana'da oynanan ilk maçı Okan'ın golüyle 1-0 kazanarak Türkiye'ye avantajlı bir skorla dönen ay-yıldızlı ekibimiz, Ali Sami Yen Stadı'ndaki rövanşa bu rahatlıkla çıkar ve tarihi bir skorla galip gelerek tarihi bir sonuç elde eder. Yıldıray Baştürk'ün 21, Hakan Şükür'ün 30, Okan Buruk'un 45, Arif Erdem'in de 69 ve 84. dakikalarda attığı goller, Milli Takımımıza 5-0'lık galibiyetin yanı sıra tam 48 yıllık aradan sonra Dünya Kupası finallerine katılma hakkını da getirmiştir. Ama tarihin yazacağı gerçek zafer için biraz daha beklemek gerekmektedir.

Teknik Direktör Şenol Güneş, Japonya-Güney Kore yolculuğuna Rüştü Reçber, Fatih Akyel, Ümit Özat, Abdullah Ercan (Fenerbahçe), Bülent Korkmaz, Emre Aşık, Arif Erdem, Hasan Şaş (Galatasaray), Tayfur Havutçu, İlhan Mansız (Beşiktaş), Emre Belözoğlu, Okan Buruk (İnter), Tugay Kerimoğlu, Hakan Ünsal (Blackburn Rovers), Hakan Şükür (Parma), Ümit Davala (Milan), Alpay Özalan (Aston Villa), Yıldıray Baştürk (Bayer Leverkusen), Mustafa İzzet (Leicester City), Nihat Kahveci (Real Sociedad), Ömer Çatkıç (Gaziantepspor) ve Zafer Özgültekin'den (Ankaragücü) oluşan kadroyu götürmüştür.

C Grubu'nda Brezilya, Kosta Rika ve Çin'le birlikte yer alan Milli Takımımızın ilk rakibi, turnuvanın sonunda kupayı kaldıracak olan Brezilya'dır. Ulsan'da 3 Haziran'da oynanan maçta Hasan Şaş'ın golüyle öne geçen Milli Takımımız, 50. dakikada Ronaldo ve 87. dakikada penaltıdan Rivaldo'nun attığı gollere engel olamayınca sahadan 2-1'lik yenilgiyle ayrılır.

9 Haziran'daki rakibimiz Kosta Rika'dır ve maç Incheon'da oynanmaktadır. 56. dakikada Emre Belözoğlu'nun golüyle öne geçen Milli Takımımız, 86. dakikada Wilson Parks'tan yediği golle 1-1'lik sonuca razı olur. Artık her şey Çin'le oynanacak son maça kalmıştır. Üstelik averaj hesaplarının yapıldığı grupta Brezilya'nın da Kosta Rika'yı farklı bir skorla yenmesi gerekmektedir. 13 Haziran'da Seul'de Çin'i 6. dakikada Hasan Şaş, 9. dakikada Bülent Korkmaz ve 85. dakikada Ümit Davala'nın golleriyle 3-0 yenen Milli Takımımız, Brezilya'nın da Kosta Rika'yı 5-2 mağlup etmesiyle, averajla da olsa bir üst tura yükselmeyi başarır.

İkinci turdaki rakibimiz, evsahibi takımlardan Japonya'dır. Milli Takımımız için de Güney Kore'den Japonya'ya geçmenin zamanı gelmiştir. 18 Haziran'da Miyagi'de oynanacak maçtaki rakibimiz Japonya, H Grubu'nda Belçika, Rusya ve Tunus'la yaptığı mücadeleden 7 puanla namağlup lider çıkmıştır. Ancak buraya kadardır işte. 12. dakikada Ümit Davala'nın attığı gol Japonların işini bitirip Milli Takımımıza çeyrek finalin kapısını açmıştır.

Yeni rakibimiz Senegal, Fransa'yı yenmiş, Danimarka ile Uruguay'ın da bulunduğu gruptan ikinci sırada çıktıktan sonra İsveç'i elemiş sürpriz bir ekiptir. Milli Takımımız, Osaka'da son derece aaaifli ve heyecanlı bir 90 dakikanın golsüz sona ermesinin ardından uzatmaya giden karşılaşmayı 94. dakikada İlhan Mansız'ın attığı golle 1-0 kazanır. Türkiye yarı finaldedir artık ve rakibimiz grup maçında 2-1 yenildiğimiz Brezilya'dır.

Millilerimiz 26 Haziran'da Saitama'da sambacılarla başabaş bir futbol oynamasına rağmen 49. dakikada Ronaldo'nun golüne engel olamaz ve final şansını kaybeder. Yeni hedef dünya üçüncülüğüdür bundan böyle. Ve rakip de bir başka evsahibi Güney Kore'dir.

Japonya'dan Güney Kore'ye dönen Milli Takımımız, 29 Haziran'da Deagu'da Güney Kore'nin karşısına çıkar. Tribünler tamamen evsahibi takım taraftarlarının işgalindedir doğal olarak. Dünya Kupası tarihi zevksiz ve aaaifsiz üçüncülük maçlarıyla doludur ama bu kez öyle olmayacaktır. Bir takımın evsahibi, diğerinin ise başarıya bu denli aç oluşu ortaya final gibi bir müsabaka çıkartır. Milli Takımımız, Hakan Şükür'ün Dünya Kupası tarihinin en erken atılan golüyle öne geçer. 9. dakikada Lee Yong'un golüyle ümitlenen Korelilere, millilerimiz İlhan Mansız'ın 13 ve 32. dakikadaki golleriyle bitirici karşılığı verir. Güney Kore'nin uzatmalarda Song Chong Gug'la attığı gol sadece skor tabelasını zenginleştirir. 3-2'lik skor Milli Takımımızın dünya üçüncülüğünün teyididir.

Ama Türkiye Uzakdoğu'da sadece dünya üçüncülüğünü elde etmekle kalmaz. Deagu'da, kendi evinde kaybetmenin üzüntüsüyle gözyaşlarına boğulan Güney Korelilerin ellerinden tutup tribünleri hep birlikte selamlayan ve kazandıkları zaferi paylaşma büyüklüğünü gösteren futbolcularımız, Fair Play ödülünün de sahibi olmuştur.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://maralcan.yetkin-forum.com
AyMaRaLCaN



Mesaj Sayısı : 734 Rep Puani : 0 Kayıt tarihi : 26/10/10

MesajKonu: Geri: Milli takımımızın Müthiş Tarihi    Salı Nis. 24, 2012 8:02 am

FRANSA'DA BAŞARININ TEKRARI
2002 Dünya Kupası'nda elde edilen üçüncülüğün sağlaması Fransa'da düzenlenen Konfederasyon Kupası'nda yapılmıştır. Bu organizasyona, Dünya Şampiyonu ve finalisti ile kıta şampiyonu milli takımlar davetlidir. Dünya Kupası finalisti Almanya'nın turnuvaya katılmayacağını açıklamasının ardından dünya üçüncüsü Türkiye'ye davetiye çıkartılır. Milli Takımımız B Grubu'nda Dünya Şampiyonu Brezilya, Afrika Şampiyonu Kamerun ve CONCACAF Şampiyonu ABD ile eşleşmiştir.

Şenol Güneş yönetimindeki takımımız ilk maçını 19 Haziran günü ABD ile oynar. Saint Etienne kentindeki Geoffroy Guichard Stadı'ndaki karşılaşmada Beasley'nin 36. dakikada attığı golle 1-0 geriye düşen takımımız, 39. dakikada Okan Yılmaz'ın penaltıdan verdiği karşılıkla eşitliği yakalar, 70. dakikada da Tuncay Şanlı'nın golüyle 2-1'lik galibiyete ulaşır.

Ancak 21 Haziran günü Paris'teki Stade de France'da oynanan Kamerun karşılaşmasında şansımız bu kadar yaver gitmez. Başabaş geçen karşılaşmanın 90. dakikasında Geremi'nin penaltıdan attığı gol Kamerun'a 1-0'lık galibiyeti getirir.

Gruptaki son maçımız Brezilya ile oynanacaktır ve şimdi hesap zamanıdır. 23 Haziran'da Saint Etienne'de bir kez daha Geoffroy Guichard Stadı'nın çimlerine çıkar Milli Takımımız. Brezilya'ya averaj üstünlüğümüz vardır ve bu karşılaşmadan alacağımız bir beraberlik yarı finale yükselmemize yetecektir.

23. dakikada Brezilya Adriano'nun golüyle öne geçer. Ancak bu kez karşısında daha dirençli ve kazanmaya istekli bir Türkiye vardır. Dünya üçüncülüğünün getirdiği güvenle perçinlenen mücadele gücü, Milli Takımımıza 53. dakikada Gökdeniz Karadeniz ve 81. dakikada Okan Yılmaz'la 2-1'lik üstünlüğü getirir. Brezilya 90+3'te Fenerbahçeli Alex'le beraberlik golünü bulur ama tabeladaki 2-2, Milli Takımımızın yarı final yolunu kapatacak bir skor değildir.
Yarı finalde Milli Takımımızın karşısında 1998'in Dünya, 2000'in Avrupa Şampiyonu Fransa vardır. 2002 Dünya Kupası'nda hayal kırıklığına uğrayan Fransızlar, evsahibi oldukları turnuvada kendilerini affettirmek niyetindedir. Paris'teki Stade de France'da oynanan maça bu hırsla başlarlar. 11. dakikada Thierry Henry, 26. dakikada Robert Pires'in golleriyle 2-0 öne geçerler. Milli Takımımız Gökdeniz Karadeniz'in 42. dakikada verdiği karşılıkla farkı bire indirse de 43. dakikada Sylvian Wiltord ilk yarının skorunu 3-1 olarak belirler. İkinci yarıda ise sahada bambaşka bir Türk Milli Takımı vardır. 48. dakika Tuncay'ın golü skoru 3-2'ye getirir ama sonrasında kurduğumuz baskı sonuç vermez. Milli Takımımız yine üçüncülük maçı oynayacaktır ve rakip, Kamerun'a 1-0 yenilen Kolombiya'dır.

28 Haziran'da artık "uğurlu stadımız" haline gelen Saint Etienne'deki Geoffroy Guichard'da karşılaşırız Kolombiya'yla. Son derece aaaifli geçen maçı Milli Takımımız 2. dakikada Tuncay, 86. dakikada da Okan Yılmaz'ın golleriyle 2-1 kazanarak Konfederasyon Kupası'nın üçüncüsü olur.

Türkiye'ye bu onuru yaşatan kadroda Bülent Korkmaz, Ergün Penbe, Volkan Arslan (Galatasaray), Rüştü Reçber, Fatih Akyel, Tuncay Şanlı (Fenerbahçe), Ahmet Yıldırım, İbrahim Üzülmez (Beşiktaş), Deniz Barış (Gençlerbirliği), Ömer Çatkıç, İbrahim Toraman (Gaziantepspor), Gökdeniz Karadeniz (Trabzonspor), Servet Çetin (Denizlispor), Murat Şahin, Necati Ateş (Adanaspor), Okan Yılmaz (Bursaspor), Hüseyin Kartal (Ankaragücü), Selçuk Şahin (İstanbulspor), Alpay Özalan (Aston Villa), Yıldıray Baştürk (Bayer Leverkusen), Tayfun Korkut, Nihat Kahveci (Real Sociedad) ve Fatih Sonkaya (Roda JC Kerkrade) bulunmaktadır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://maralcan.yetkin-forum.com
AyMaRaLCaN



Mesaj Sayısı : 734 Rep Puani : 0 Kayıt tarihi : 26/10/10

MesajKonu: Geri: Milli takımımızın Müthiş Tarihi    Salı Nis. 24, 2012 8:02 am

YENİ BİR SAYFA: 2008 AVRUPA ŞAMPİYONASI

2004 Avrupa Şampiyonası ve 2006 Dünya Kupası finallerine katılma şansını kaybeden Türkiye, 2008 Avrupa Şampiyonası öncesi yeni bir sayfa açmıştır. Artık Türk vatandaşı olan yabancı futbolcuların önünde Türk Milli Takımı'nda oynama şansı bulunmaktadır. Bunun ilk örneği ise Fenerbahçe'nin Brezilyalı futbolcusu Marco Aurelio olmuştur. Türk vatandaşlığına geçerek Mehmet ismini alan Aurelio, Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim tarafından ilk olarak Lüksemburg'la oynanan hazırlık maçında kadroya alınmıştır.

2008 Avrupa Şampiyonası finallerine katılmayı ana hedef olarak seçen Türk Milli Takımı, bu amaç doğrultusunda çalışmalarını ve iddiasını sürdürmektedir. 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde C Grubu'nda Yunanistan, Norveç, B. Hersek, Macaristan, Malta ve Moldova ile eşleşen Türkiye A Milli Futbol Takımı aldığı başarılı sonuçlarla yoluna devam ediyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://maralcan.yetkin-forum.com
AyMaRaLCaN



Mesaj Sayısı : 734 Rep Puani : 0 Kayıt tarihi : 26/10/10

MesajKonu: Geri: Milli takımımızın Müthiş Tarihi    Salı Nis. 24, 2012 8:02 am

MİLLİ TAKIM TEKNİK DİREKTÖRLERİ
Teknik Direktörler
İlk ve Son Maçı


Ali Sami Yen
26.10.1923

Billy Hunter
25.05.1924 - 12.09.1926

Bela Toth
17.07.1927 - 17.04.1932

Fred Pegnam
22.04.1932 - 04.11.1932

James Elliot Donnelly
12.07.1936- 01.08.1937

Ignace Molnar
23.04.1948 - 30.05.1948

Ulvi Yenal
02.08.1948 - 05.08.1948

Peter Molloy
28.11.1948 - 20.05.1949

Cihat Arman
20.11.1949

Peter Molloy
28.05.1950 - 28.10.1950

Jimmy McCormick
03.12/1950 - 10.06.1951

Rebii Erkal
17.06.1951 - 21.11.1951

Sadri Usuoğlu
01.06.1952 - 08.06.1952

Sandro Puppo
01.06.1952 - 23.06.1954

Gündüz Kılıç
17.10.1954

Zarko Mihajloviç
03.04.1955 - 26.06.1955

Giovanni Vargliani
18.12.1955 - 01.05.1956

Cihat Arman
16.11.1956 - 25.11.1956

Laszlo Szekelly
05.04.1957 - 08.12.1957

Leandro Remondini
04.05.1958 - 10.05.1959

Ignace Molnar
08.06.1960

Sandro Puppo
27.11.1960 - 16.05.1962

Şeref Göraaa
10.10.1962

Ljubisa Spajiç
25.11.1962 - 16.12.1962

Sandro Puppo
27.03.1963 - 09.10.1963

Cihat Arman
27.09.1964 - 20.12.1964

Sandro Puppo
24.01.1965 - 09.05.1965

Doğan Andaç
21.07.1965 - 25.07.1965

Sandro Puppo
09.10.1965 - 30.05.1966

Adnan Sülvari
12.10.1966 - 17.01.1969

Abdullah Gegic
30.04.1969 - 16.11.1969

Cihat Arman
17.10.1970 - 14.11.1971

Nicolae Petrescu
05.12.1971

Coşkun Özarı
12.04.1972 - 31.10.1976

Doğan Andaç
17.11.1976

Metin Türel
16.02.1977 - 05.10.1978

Sabri Kiraz
29.11.1978 - 15.10.1980

Özkan Sümer
03.12.1980 - 25.03.1981

Fethi Demircan
15.04.1981 - 07.10.1981

Coşkun Özarı
22.09.1982 - 04.04.1984

Candan Tarhan
06.09.1984 - 14.11.1984

Yılmaz Gökdel
22.12.1984 - 03.04.1985

Kalman Mezsöly
01.05.1985 - 28.08.1985

Coşkun Özarı
11.09.1985 - 12.11.1986

Mustafa Denizli
04.03.1987 - 16.12.1987

Tınaz Tırpan
16.03.1988 - 15.11.1989




Sepp Piontek
27.05.1990 - 28.04.1993

Fatih Terim
27.10.1993 - 19.06.1996

Mustafa Denizli
14.08.1996 - 24.06.2000

Şenol Güneş
16.08.2000 - 18.02.2004

Ünal Karaman (Antrenör)
31.03.2004

Ersun Yanal
28.04.2004 - 08.06.2005

Fatih Terim
17.08.2005 - ...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://maralcan.yetkin-forum.com
AyMaRaLCaN



Mesaj Sayısı : 734 Rep Puani : 0 Kayıt tarihi : 26/10/10

MesajKonu: Geri: Milli takımımızın Müthiş Tarihi    Salı Nis. 24, 2012 8:03 am

EN FAZLA MİLLİ OLAN OYUNCULARIMIZ
Oyuncu
Maç Sayısı

Rüştü Reçber
118

Hakan Şükür
113

Bülent Korkmaz
102

Tugay Kerimoğlu
95

Alpay Özalan
90

Ogün Temizkanoğlu
76

Abdullah Ercan
71

Oğuz Çetin
70

Fatih Akyel
64

Arif Erdem
60
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://maralcan.yetkin-forum.com
AyMaRaLCaN



Mesaj Sayısı : 734 Rep Puani : 0 Kayıt tarihi : 26/10/10

MesajKonu: Geri: Milli takımımızın Müthiş Tarihi    Salı Nis. 24, 2012 8:03 am

EN FAZLA GOL ATAN MİLLİ OYUNCULARIMIZ
Oyuncu
Gol Sayısı

Hakan Şükür
51

Lefter Küçükandonyadis
21

Cemil Turan
19

Metin Oktay
19

Zeki Rıza Sporel
15

Nihat Kahveci
14

Tuncay Şanlı
13

Arif Erdem
11

Ertuğrul Sağlam
11

Tanju Çolak
9

Oktay Derelioğlu
9

Fatih Tekke
9
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://maralcan.yetkin-forum.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Milli takımımızın Müthiş Tarihi    Bugün 9:28 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Milli takımımızın Müthiş Tarihi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Dost Takımlar
» Fenerbahce Tarihi
» FIKRANIN TARİHÇESİ
» Resimin tarihi nedir ? Resim sanatının tarihi?

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Milli Takım-
Buraya geçin: