AnasayfaKapıTakvimGaleriSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap
Azerbaycan Musiqisi Kafkasin Gürleyen Sesi Dahasi... Bilgi Paylasim Adresi...www.ay-maral-can.tr.gg
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Orhan Gencebay Hatasiz Kul Olmnaz
Ptsi Eyl. 10, 2012 5:47 am tarafından AyMaRaLCaN

» Hatasız Kul Olmaz
Ptsi Eyl. 10, 2012 5:45 am tarafından AyMaRaLCaN

» Rüzgar alabildiğine hırçın ...
Ptsi Eyl. 10, 2012 5:42 am tarafından AyMaRaLCaN

» ANADOLU'DA ERMENİ ZULMÜ
Salı Nis. 24, 2012 9:11 am tarafından AyMaRaLCaN

» Aşık Elesger
Salı Nis. 24, 2012 9:05 am tarafından AyMaRaLCaN

» QURBAN ADINA
Salı Nis. 24, 2012 9:03 am tarafından AyMaRaLCaN

» Azərbaycan karikatura tarixi
Salı Nis. 24, 2012 9:02 am tarafından AyMaRaLCaN

» Azeri Mutfagi -Tursular
Salı Nis. 24, 2012 9:00 am tarafından AyMaRaLCaN

» Azerbaycan Mutfağı Özellikleri
Salı Nis. 24, 2012 8:58 am tarafından AyMaRaLCaN

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
Ortaklar
bedava forum
Istatistikler
Toplam 3 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: MaRaLCaN

Kullanıcılarımız toplam 725 mesaj attılar bunda 372 konu

Paylaş | 
 

 Peygamberimizin Adaleti

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
AyMaRaLCaN



Mesaj Sayısı : 734 Rep Puani : 0 Kayıt tarihi : 26/10/10

MesajKonu: Peygamberimizin Adaleti   Salı Nis. 24, 2012 7:42 am

Peygamberimiz ( s.a.s.) adeletli bir insandı. Kimsenin Haksızlığa uğratılmasına göz yummazdı. Esasen, doğrulukla adalet birbirini tamamlayan iki güzel haslet olup Bunların her ikiside Peygamberimiz’de ( s.a.s.) kemal derecesinde idi. Gençliğinden beri herkes onu “ emin, güvenilir” olarak biliyordu. Ticaet arkadaşlari onun hakkinda “ ne kimsenin hakkını yerdi, nede kimseye hakkını yedirirdi. Hak konusunda batır gönül dinlemezdi” derler. Hz. Peygamber ( s.a.s.) açıkça islamı davetle emroluduğunda, safa tepesinden kureyşlilere: “ size şu dagin ardindan düşman atlilarinin gelmekte oldugunu söylesem inanirmisiniz?” deyince; “ Evet inanırız, çünkü sen hayatında asla yalan söylemedin.” Cevabını veriyorlardı. İnkarcılar Mekke dönemi boyunca Peygamberimiz ( s.a.s.)’e “ Şair, mecnun, sihirbaz-büyücü” diyerek iftiralarla lekelemek istemişler, yabancilara onu böyle tanitarak islam’ın yayılma hızını kesmek istemişler, fakat ona asla “ yalancı, hayin” diyememişlerdi. Hatta peygamberimiz ( s.a.s.)’in mektubunu Şam’da alan bizans imparatorunun: “ Daha önce bu adamın yalanına rastladınızmı ? sorusuna. Peygamberimizin baş düşmanlarından olmasına rağmen Ebu süfyan “ Hayır asla!” diye cevap vermek zorunda kalmıştır. Cenab-ı Hak, Peygamberimiz ( s.a.s.)’e “ Emrolunduğun gibi dosdoğru hareket et!” talimatını vermiş, Peygamberimiz ( s.a.s.) de hayatı boyunca sırat-ı müstakimden ayrılmamıştır.


Bir kere Mahzumilerden bir kadın hırsızlık etmişti. Yüksek bir aileye mensuptu. Bu yüzden kureyşliler bu kadının ceza görmesine taraftar olmamışlar. Hz. Üsame’yi de tavassut için Peygamberimiz ( s.a.s)’ e göndermişlerdi. Çünkü Peygamberimiz ( s.a.s.) Hz. Üsame’yi çok severdi. İş te bu esnada Rasul-i Ekrem Hazretleri ( s.a.s.) şöyle buyurdu: “ ( Bugun medeniyetlerinden hiçbir eser kalmayan eski milletler) israiloğulları, bu gibi taraf tutmalar yüzünden helak oldular. Bunlar fakirler üzerine şiddetli cezalar tatbik eder, nufuzlu ve zengin olanları cezasız bırakırdı... Şayet kızım Fatıma aynı suçu işleseydi gereken cezayı ona da verirdim.

Rebeze’den Medine’ye gelmekte olan Sa’lebe oğullarından bir gurup insan, şehrin yakınında bir yerde konaklamışlardı. Peygamberimiz ( .s.a.s) onlarla karşılaştı ve satın almak istediği bir devenin fiyatını sordu. Pazarlık yapıldı. Peygamberimiz ( s.a.s.) deveyi alarak Medine’ye döndü. Fakat oradakiler, deveyi satan alanın Hz. Peygamber ( s.a.s.) olduğunu bilmiyorlardı. Parasını almadan deveyi verdikleri için tartışmaya giriştiler. İçlerinden bir kadın şöyle diyordu: “ Niçin tartışıyorsunuz? Bu kadar paralık alınlı adam hiç görmedik. Dikkat etmedinizmi? Onun yüzü ayın on dördü gibi parlamaktaydı” Kadın, bu sözleriyle, deveyi satın alanın kendilerini aldatacak yaratılışta olmadığını anlatmak istemiştti. Aradan çok geçmedi. Hava kararmak üzere idi, bu sırada bir zat geldi. Bir miktar yiyecekle devenin bedeli olan parayı getirdi ve “ bunlar Rasulullah( s.a.s.)’in gönderdiğini” söyledi. Topluluk ertesi gün şehre girdiginde Peygamberimiz ( s.a.s.) Mescid’de ashabına nasihat etmekle meşguldü. Bu esnada Ensar’dan bir zat Salebe Oğullarının geçmişte akrabasından birini öldürdüklerini, şimdi onlardan birini öldürmesi gerektiğini söyleyince Peygamberimiz ( s.a.s.): “ Hayır bunu yapamazsınızé Bir evlad babasının suçu yüzünden öldürülmez! Buyurdu. Bir defasında da ganimet dağıtılırken taşkın hareketlerde bulunan birine Peygamberimiz ( s.a.s.) “ Sabırlı ol, sıranı bekle!” diye elindeki ince değneği uzatmış, adamın yüzü hafifçe çizilmişti. Peygamberimiz ( s.a.s.) hemen değneği adamın eline vererek “ İşte yüzüm!” demişse de adam hatasini anlamiş olarak Peygamberimiz ( s.a.s.)’den özür dilemiştir.

Hasili, Peygamberimiz ( s.a.s.), sözün tam anlamiyla adalet ve insaf sahibi idi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://maralcan.yetkin-forum.com
 
Peygamberimizin Adaleti
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: İslamiyete Dair Herşey..-
Buraya geçin: